Sevgiliye Hediye Almanın Anlamı
Birine hediye almak, onu düşünmektir. Ama sevgiliye hediye almak, onu anlamaya çalışmaktır.
Arkadaşına hediye alırsın; güler, beğenir, teşekkür eder. Aileye hediye alırsın; sevinirler, kucaklarlar. Ama sevgiline hediye aldığında, o an sadece bir nesne değil, aranızdaki sessiz bir anlaşmayı, onu ne kadar iyi tanıdığınızı, onun gözünden dünyayı ne kadar görebildiğinizi sunarsınız.
Sevgiliye hediye almanın anlamı, aslında "seni dinledim" demektir. Üç ay önce geçerken baktığı o küçük dükkânı hatırlamaktır. "Bunu çok seviyorum" dediği rengi, kokuyu, markayı aklında tutmaktır. Hediye, dinlediğinin kanıtıdır. Ve dinlemek, sevmenin en derin biçimidir.
Aynı zamanda "seni biliyorum" demektir. Onun zevkini, ruh halini, eksiklerini, hayallerini bilmek. Bazen en pahalı şey değil, en doğru şey dokunur. Çünkü doğru hediye, onun içindeki o küçük çocuğa veya o gizli hayaline seslenir.
Ve belki de en önemlisi: "seninle vakit geçirmek istiyorum" demektir. Hediye, sadece o an verilmez. Seçilirken geçen saatler, düşünülen anlar, aranan adresler, kurulan hayaller… Hepsi hediyenin içine gizlenir. Sevgili bunu hissetmez mi? Hisseder. Çünkü sevgili, en çok da çabayı görür.
Bazen hediye, söylenemeyeni söyler. Özür dilemek, teşekkür etmek, "hâlâ buradayım" demek, "seni hâlâ çok seviyorum" demek… Kelimeler yetersiz kalır, ama doğru hediye her şeyi anlatır.
O yüzden sevgiliye hediye almak, bir alışveriş değildir. Bir yolculuktur. Onun dünyasına yapılan kısa ama derin bir yolculuk. Ve o yolculuğun sonunda uzattığın şey, bir kutu değil; senin ona olan yolculuğunun ta kendisidir.